Videolar

Loading...

19 Şubat 2011 Cumartesi

Reklamda pişti vakaları:)












"Pişti" konusu reklamcılıkta çok tartışılır. Piştiler masum bir "çoklu yaratıcılık" örneği de olabilir; esinlenirken kendini kaybedip abartma:) da. Ancak gerçek şu ki, dünyada reklamcılık piştilerle doludur. Şahsen ben aynı konkurda pek çok ajansın hemen hemen aynı işi getirdiklerine tanık oldum.

Jin Cheong Cheng'in "Multiple Thinking and Multiple Creativity" adılı çalışmasında yaratıcı hiyerarşinin "DATA > INFORMATION > KNOWLEDGE > INTELLIGENCE" sırasıyla ilerlediğini gördüm. Yani veriden bilgiye, bilgiden nitelikli bilgiye ve en sonunda nitelikli bilgiden fikre ulaşılıyor. Cheng eyleme geçerken aynı sırayı tersten önermiş. Aslında bunu farklı bir teori için düşünmüş ancak ben bu modeli görünce bir fikir bulunduğunda "DATA > INFORMATION > KNOWLEDGE > INTELLIGENCE" sıralamasına tersten bakmanın iyi bir sağlama olacağını düşünüyorum.

Özetle "INTELLIGENCE > KNOWLEDGE > INFORMATION > DATA" şeklinde yapılacak bir sağlama piştinin ilacı olabilir. Tabii arzu edilirse:)







2 yorum:

Burak Polat dedi ki...

insanoğlu gördüğü herşeyi zihninin bir köşesine atıyor, yaratıcılık öyle bir süreç ki bu dip köşelere atılmış görsellerden bir bütün oluşturmaya çalışıyor... bazen aklımıza gelen fikrin kullanıldığını düşünemiyoruz; belki bunun nedeni o anda vücudun yaşadığı hormonal değişim ile beynin mantık kısmının uyuşması, belki de her insanda olan inanma güdüsü ile fikrin kendisine ait olduğuna körü körüne inanma... sonuç değişmiyor, insanız defoluyuz; piştiler devam edecek. Bana göre pişti ola ola en sonunda benzersiz bir iş ortaya koyacaksınız ve başkalarını pişti olgusuna iteceksiniz. Bu noktada bireysel düşünmeyi bırakıp bir üst seviyeye çıkıp yaratıcılığın tüm insanları kapsadığını düşünebiliriz, birinin bulduğu bir fikri diğeri bir adım öteye götürüyor... barutu çinliler buldu, topu bizler geliştirdik, tankı batılılar...

Hakan Senbir dedi ki...

"Barutu çinliler buldu, topu bizler geliştirdik, tankı batılılar."

Bayıldım bu analize. Teşekkürler Burak.