Videolar

Loading...

20 Kasım 2009 Cuma

Meleğin avukatı

Bugünün en büyük sorunsallarından biri, gelişmekte olan ülkelerde, çok az sayıda kurumun sağ beyin fonksiyonlarına değer vermesidir. Üstelik ne yazık ki, küresel kriz sol beyin etkinliklerini daha da önemli hale getirdi. “Ne yazık ki” diyorum çünkü sağ beyin özellikleri aslında gelişmekte olan ülkeler için daha büyük önem taşıyor.

Reklamcı Michael Newman bu acı durumu “Yaratıcı Sıçramalar” adlı kitabında şöyle dile getiriyor: “Sol beyinliler büyük şirketleri koordine etmek için gerekli çizelgeler ve rasyonel süreçleri anlamaya oldukça uygunlar. Çoğu, yapıları itibariyle, kolayca ölçülemiyorsa farklı şekillerde yapmaya şüphe ile bakarlar. Açık olmak gerekirse çoğu, duygularla pek rahat değildir. Aynı şeyleri okurlar, sektörlerindeki birkaç şirkette iş değiştirirler, aynı ölçüm kalıplarını benimserler, kararlarına yön göstermesi için aynı araştırmacıları seçerler.”

Ipsos’un yaptığı bir araştırmaya göre yenilikçilik ve yaratıcılık konusunda haritanın sol alt köşesindeyiz; hani şu Jesper Kunde’nin “cehennem” dediği yer. Bu sonucun doğruyu yansıttığını düşünüyorum, çünkü Milano’da vitrinden fotoğraf çekip kaçan çok vatandaşıma tanık oldum.

Acı ama gerçek şu ki, Michael Newman’ın işaret ettiği sol beyinliler (asla siyasi bir analoji yapmıyorum) sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın geleceğini karartıyor. Üstelik az sayıda yaratıcı iş adamını da haksız rekabetle tehdit ediyorlar.

Sağ beyin devrim yapmalı. Acilen!

Nedir sağ beyin özelliği?

Yaratıcılık.

Burada bir tasarımcının ya da reklam yazarının yaratıcılığından bahsetmiyorum. Bir işadamında olması gereken yaratıcılıktan bahsediyorum. Örneğin Richard Branson gibi. Bronsan ne diyor Virgin Havayolları için? “Biz taşımacılık işi yapmıyoruz, biz havada eğlence işi yapıyoruz.”

Fark burada. Daha işin konumlandırma aşamasında yaratıcılıktan taviz vermiyor Branson. Aynı şey bugün sosyal network’lerin, Apple’ın, Adidas’ın yaratıcıları için de geçerli. Daha yola çıkarken yaratıcı düşündükleri için yarattıkları markalar “Lovemark” olabiliyor.

İşte bu nedenle, “sağ beyin devrim yapmalı” diyorum. Özellikle de ülkemizde. İş dünyasında siyah şapkanın hakimiyetine son vermeliyiz. Ancak bunun için ilk adımlar eğitim kurumlarında başlamalı. Sadece bu nedenle, on yıldır görev yaptığım Yeditepe Üniversite’nde ilk denemelerini “Tüketici İlişkileri” dersinde yaptığım ve çok iyi sonuçlar aldığım “Lateral Teknikle Yaratıcı Düşünme” teorisini ders olarak vermeye başladım.

Gerek üniversitedeki derslerimde ve gerekse iş hayatında gördüğüm şudur ki, insanlara cesaret aşıladığınızda ve düşey düşünceden uzaklaşmayı öğrettiğinizde yaratıcı olabiliyorlar.

Bunun yaygınlaşması gerek. Çünkü hüneri yaratıcılık olanların daha çok ve güzel işler yapabilmesi için, sağ beynin iş hayatına daha çok hakim olması şarttır.

Danışmanlık yapmaya başladıktan sonra daha fazla sayıda yaratıcı fikrimi uygulamaya sokma şansım oldu. Bunun yegane nedeni, gereksiz sorgulamacı ve siyah şapkacı demokrasi kurullarının artık hayatımda olmaması. Lateral Düşünme teorisinin mimarı Edward de Bono “demokrasi ile yaratılan at olsa olsa deveye benzer” derken çok haklı.

İhtiyacımız olan şey, daha fazla cesaret, daha büyük fikir, daha çok gerçekleştirme ve ölçme. Yapmanın gücünü, muhalif tartışmanın önüne almalıyız. Bugüne dek “Şeytanın Avukatı”nı oynayan çok yönetici gördüm. Fikir vermek yerine ortaya çıkan fikirleri eleştirmekten başka bir şey yapmadılar. Bundan kolayı var mı?

Ben yeni hayatımda inandıklarımı yapıyorum. Stratejinin geçmişi analiz etme ve yol bulma işinden çok daha büyük bir iş olduğunu anlatmak için yaratıcılığa sarılıyorum. Michael Newman’ın sözüyle “Meleğin Avukatı”yım.

18 Kasım 2009 Çarşamba

Genç silahlar Project House'taydı.

Geçen hafta sonu yeni nesil reklamcılığın geleceğine damga vuracağına inandığımız 25 kişiyle beraberdik Project House'ta. Belki aralarından çok azı ile Young Guns'da çalışma imkanı bulacağız ama onlar da zamanla görecekler ki, tanışmak önemlidir. Çoğunun yazılarını okudum, olumlu olumsuz eleştirileri için sağ olsunlar. Dünyanın en demokratik sektörü olmamız gerektiğine inanıyorsak, hepsinin başımızın üstünde yeri var.
Bizim tek amacımız var Young Guns'da. Üniversitedeki öğrencilerim dahil, hani o hep söylenen "bize fırsat verin" ifadesi var ya, işte onu sağlamak ve yaratıcı fikrin gücünü yaymak. Bob Dylan "üniversitelerde huzur evlerinden daha fazla sayıda insan ölüyor" der. Buyrun gençler, işte Young Guns! ve çok yaşayın:)))

"Reklamın ta kendisi benim" diyen bir dehanın adıyla geçen gece.


Marka danışmanlığını yaptığım Pierre Cardin'in zarif davetinde tüm lisansörlerle beraber hoş bir akşam geçirdik. Sayın Ahmet Sait Kavurmacı açılış konuşmasını yaparak Aydınlı Grup'un 2009 yılında gerçekleştirdikleri ve hedeflerini anlattı. Ahmet Bey'in konuşmasının merkezinde Aydınlı Grup'un hazır giyimde gerçekleştirdiği bir ilk olan "sezon başında sezon sonu indirimi" ile gelen "gerçek fiyatlar"a dönüş stratejisi vardı. Ardından Aydınlı'nın iletişim ajansı Grup 7'nin kurucusu ve başkanı Cengiz Turhan iletişimin marka inşaasındaki önemini anlattı. Cengiz Ağabey'in ardından ben "Logo sadece logo değildir" başlığıyla kurumsal kimliğin marka mimarisindeki önemini anlatan bir konuşma yaptım. Gecenin sonunda düşünce koçu değerli dostum Münir Arıkan tüm konuklara keyifli bir akıl jimnastiği yaşattı. Gecenin şeref konuğu Sevgili Günseli Özen Ocakoğlu'nun güzel sözleri, ortamı özetliyordu: Samimiyet!

15 Kasım 2009 Pazar

Marka danışmanlığını yaptığım VATAN BİLGİSAYAR dünyanın en acayip mağazaları olan Vatan Notebook’ları açtı.



Vatan Bilgisayar olarak gördük ki, notebook’larını hayatlarının önemli bir parçası haline getirenler giderek artıyor. Sabah sunum yaptıkları notebook’tan akşam keyifle film seyredenler, güzel bir manzaraya bakarak twit’leyenler, işe başladıkları gün kendilerine notebook verilmesinden mutlu olanlar ve notebook’larını pasaportları kadar önemli sayanların sayısı giderek artıyor. Açıkçası onlar daha farklılar, çünkü notebook onlar için bir yaşam tarzı.

Vatan Notebook mağazaları onlar için var. Onların özgür, yaratıcı, eğlenceli ve sosyal olabilmelerini sağlayacak en iyi notebook’a, en uygun koşularda ve en iyi hizmeti alarak sahip olmaları için var. Vatan Notebook’larda tüm markalar, 100’ün üzerinde çeşit ve notebook’larla ilgili sorulabilecek her soruya cevap verecek uzmanlar notebook severler’e hizmet etmek için var.

Vatan Notebook olarak sadece bir şey istiyoruz, o da, alışılmış Vatan hizmeti ve uygun fiyatlarıyla notebook severlerin akıllarındaki notebook’u dizlerine getirmek ve onların hayatına değer katmasını sağlamak. Bu nedenle Vatan Notebook’lar Türkiye’nin dört bir yanına hızla yayılıyor.

2 Kasım 2009 Pazartesi

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ ENDÜSTRİ TASARIMI BÖLÜMÜ "LATERAL TEKNİKLE YARATICI DÜŞÜNME" DERSİ ARA ÖDEV (INDD 451)

Ödev konusu: Teknoloji marketleri pazarında tüketici odaklı fikir yaratmak

Teknoloji marketler bugün hangi açıdan sıkıntılar yaşamaktadır? Bu pazarda hangi tüketici içgörüleri hakimdir? Bunlardan yola çıkarak bir fikir yaratın.

Öncelikle pazarın sorunlarına odaklanın. Ders boyunca 6 tane sorunu birlikte bulduk. Düşünürseniz, bu sayı daha da artar. Düzenli not aldıysanız bu sorunlardan birinin üzerine de fikir düşünebilirsiniz.
Sonra bulduğunuz sorun üzerine düşünün. Bu sorunda hedef kitle kim? Bu kitlenin içgörüleri neler?
Ardından araya bir süre zaman koyun, hiç bir şey düşünmeyin. Meditasyon zamanı:)
Sonra bilinenleri alt üst edecek şekilde yaklaşın konuya. Derste öğrendiğiniz tekniklerle lateral düşünün. O ana kadar yapılmamış olanı hayal edin.
Fikirleri alt alta yazın. Tüketici içgörülerine en çok oturanı benimseyin. Onu ödev olarak kabul edin.
Bu kadar basit:) Yaratıcılık sadeliktedir, sayfalar dolusu bir şey istemiyorum. Yukarıdaki akışta düşünürseniz 1 sayfa yeter. Mutlaka format soranlara kolaylık yapayım: Hadi A4 olsun:)

- Ödev teslim tarihi 16 Kasım 2009 Pazartesi günü ders saatindedir.
- Ödev dönem sonu notunu % 40 oranında etkileyecektir.

Bol şans.

* Soru sormak isteyen bana buradan yazabilir.

Öğretim Görevlisi
Hakan Senbir